Ana sayfa

Favorilerinize ekleyin

Açılış sayfanız yapın

Kapsam

İşsizlik Fonu

İletişim      

Kategoriler
  - ABD (34)
  - Atatürk (33)
  - Askeriye (11)
  - Aşk & Sevgi (107)
  - Avrupa Birliği (4)
  - Demokrasi (17)
  - Eğitim (37)
  - Eğlence (16)
  - Emekli (8)
  - Fıkralar (75)
  - Genel (82)
  - Hikayeler (104)
  - Web Sitenizi Tanıtın (4)
  - İtiraf ediyorum (7)
  - İslam dünyası (30)
  - İşçi (4)
  - İş arayan (7)
  - İş veren (17)
  - Memur (1)
  - Müzik (24)
  - Moda (9)
  - Sanat (12)
  - Sağlık (89)
  - Siyaset (45)
  - Siyasi Partiler (14)
  - Spor (28)
  - Şiir (159)
  - Şikayet Ediyorum (6)
  - Tarih (79)
  - Televizyon (11)
  - Terör (5)
  - Teknoloji dünyası (15)
  - Turizm (5)
  - Tüketici (9)
  - Üretici (5)
  - Yeteneğiniz var mı? (1)
  - İşsizlik Sigortası (2)

Arama
Aranacak keilmeyi giriniz



En Çok Okunan 10
  - demokrasi nedir (5805)
  - Atatürk'ün Vatan Sevgisi Ve Milli Mücadele Anlayışı (1716)
  - 5D Turkguard alarm sistemleri (1549)
  - Hayat Televizyonu (1221)
  - Sanatçı kime denir, kimdir Sanatçı? (941)
  - Fuzuli'nin Hayatı (773)
  - SİTENİZİ TANITIN (772)
  - SAİT FAİK ABASIYANIK hayatı eserleri (734)
  - VİDEO (677)
  - Avrupa Birliğinde 301 endişesi (663)

En Son Eklenen 10
  - İşsizlik Sigortası (156)
  - İşsizlik Sigortası (73)
  - Sana İnat Yaşayacağım Bu Hayatı (50)
  - Aşık Olmadan Önce Düşün (57)
  - Sesli Şiir - Anladım (47)
  - [Video] Matrix Karate (59)
  - of of (62)
  - neden bizi sömürüyorsunuz (57)
  - Annem (61)
  - KANSER İLACI-- İHTİYACI OLAN BİRİ OLABİLİR (63)

Linkler
  - TC Kimlik numaranızı öğrenin
  - TC Vergi numaranızı öğrenin
  - Taşıt verginizi öğrenin
  - Emniyet Hizmetleri
  - Ticaret Bankası
  - Bilgi Deposu
  - Google
  - Herbalizm
  - Bitkisel uzman
  - Doktor herbalist

Günlük Burç
    GÜNLÜK  GAZETELER

 


 
Sporlar


 

 
Neden Ben Demeyin
Sporun ve yaşamın altın sözleri

Efsane Wimbledon'un ilk zenci Şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS'den
ölüm döşeğindeydi.. Hayranlarından biri sordu.. "Tanrı böylesine kötü bir hastalık
için neden seni seçti?" Arthur Ashe cevap verdi.. "Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis
oynamaya başlar, 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi
olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50'si Wimbledon'a
kadar gelir, 4'ü yarı finale, 2'si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını
tutarken Tanrı'ya 'Neden ben?' diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, Tanrı'ya
nasıl 'Niye ben?' derim?. Mutluluk insanı tatlı yapar. Başarı ışıltılı.. Zorluklar
güçlü.. Hüzün insanı insan yapar, yenilgi mütevazı.. Tanrı'ya asla 'Neden ben' diye
sormayın. Ne olacaksa olur.


 

 
Basketbol Oyun Kuralları
Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.
Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
Oyun, 10'ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2'şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.
Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.
Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.
Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptıgı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptıgı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.
Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.


 

 
Spor Un TARİHÇESİ
Kılıç ile yapılan ilk sporlara eski Hintliler parma , Yunanlılar perme derlerdi. Sözcük kuzey germen dilindeki skermen ya da scheirmen'den gelir.Başka bir germen kavimi olan iskandinavyalılar sözcüğe skermederler Sözcük latin kökenli dillere de escremie biçiminde girmiş , terim Türkler tarafındanda kılıç sporları anlamında kullanılmıştır. Çin'de İ.Ö. 2000 yıllarında bu sporun yapıldıgı bilinir.Eskrim daha sonraları antik Yunan'da hoplomakhos denilen gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion denilen okullarda ders olarak verilirdi. Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu.
Çağdaş eskrimin İspanya'da doğduğu ileri sürülür.Toledo kentinde sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış , kesici kılıçların yerini ince , uzun , batıcı kılıçlar almıştı.Buna koşut olarak eskrimde de kaba güçten çok beceri , çeviklik ve bilgi önem kazandı.Spor , XVI. yy'da her ülkeden eskrim meraklılarının ustalıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya'da gelişti.Eskrimle ilgili ilk kuralları İtalyanlar koydular.Bu döneme eskrim spordan çok düello için başvurulan bir dögüşme aracıydı.1588-1608 yılları arasında yalnız Paris'te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere yol açtı.İtalyanlar'ın meçinden (epe) vazgeçilerek daha hafif ve kısa , içi çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü bir kılıç kullanılmaya başlandı.Bu yeni kılıca çiçek(fleur) sözcügünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi.Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece dikkatli yapılıyordu. Maske koruma yeleği ve eldiven XVIII. yy'ın sonlarında ortaya çıktı.Bu dönemin bir başka önemide La Boessiere , La Faugere , Gomard büyük ustalar tarafından karşılaşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvari birliklerinde kullanılan kılıçta önemli bir gelişme görülmezken , epe düello silahı olarak geçerliliğini korudu.

 

 
Basketbolun Kısa Tarihçesi
Basketbolun Kısa Tarihçesi

Basketbol, dünyanın her yerinde her seviyedeki milyonlarca insanın oynadıgı veya seyirci olarak izlediği popüler bir spor dalıdır. Bu kadar talep gören bu spor dalının nasıl doğduğunu ve nasıl bu kadar hızlı yayıldıgını biliyor musunuz?

Tarihte ilk bilinen basketbola benzer bir oyunun, Amerika' da Kızılderililer tarafından basit olarak oynandıgı belirtilmektedir. Basketbolün bugünkü durumuna gelmesindeki ilk bilinçli çabalar, 1891 yılında Amerikalı bir beden eğitimi öğretmeni olan Dr. James Naismith tarafından başlatılmıştır. Massachusettes Springfield Koleji'nde onüç maddelik ilk oyun kuralları ile oynanmaya başlanan oyun, kış döneminde atletler, beyzbolcular ve Amerikan futbolu oynayan çocukların salon içinde sakatlanmalarını önleyici ve faydalı bir kış antrenmanı gerçekleştirmeleri amacıyla ortaya çıkmıştı. Kısa bir sürede geniş kitlelerin ilgisini çeken basketbol; yardımcı antrenman özelliğinden kurtulup, popüler spor dallarından biri haline gelmiştir.


 

 
Futbol
Futbol nedir: On birer kişiden oluşan iki takım arasında oynanan ve oyuncuların küre biçiminde şişirilmiş özel bir topu el ve kollarını kullanmadan rakip kaleye sokmasına dayanan spor dalıdır.
Futbolun tarihi: İlk zamanlardan bu yana, küre şeklinde yuvarlanan cisimler bir oyun ve spor aracı olarak insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Futbol oyununun ilk defa nerede ve ne zaman oynandıgı bilinmemektedir; fakat tarihi araştrmalara göre ayakla oynanan top oyunlarının Sümerler’e kadar ulaştıgı bilinmektedir. KaşgarlıMahmut’un Divan-I Lugat’it Türk’üne göre, eski Türkler futbol oyununun benzeri olan “tepük” oyununu oynamaktaydı. Günümüz modern futbolunun temeli ise Romalı askerler arasında oynanan “harpastum” adlı oyundur. Futbolun Avrupa’daki tarihi ise büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, İngilizler ve İtalyanlar futbolun ilk defa kendi ülkelerinden diğer ülkelere yayıldıgını iddia etmektedirler. 1882 yılında ise en yetkili kurum olarak International Board kurulmuştur. 1904 yılında da FIFA (Federation Internationale de Football Associations) kurulmuştur.

FIFA Oyun Kuralları
Kural 1: Oyun Alanı
Boyutlar
Oyun alanı dikdörtgen olmak zorundadır. Taç çizgisi kale çizgisinden uzun olmak zorundadır.
Uzunluk: minimum 90 m (100 yarda), maksimum 120 m (130 yarda)
Genişlik: minimum 45 m (50 yarda), maksimum 90 m (100 yarda)
Uluslar arası maçlar
Uzuznluk: minimum 100 m (110 yarda), maksimum 110 m (120 yarda)
Genişlik: minimum 64 m (70 yarda), maksimum 75 m (80 yarda)
Aşağıda iki değişik kaynaktan alınmış futbol saha ölçülerini gösteren şemalar görüyorsunuz.

 

 
Anadolu Ve Antik çagda Spor Oyunları
ANADOLU VE ANTİK ÇAĞDA
SPOR OYUNLARI
Anadolu toprakları üzerinde tarihin en eski uygarlıkları kurulmuştur. Anadolu değişik uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Anadolu’daki uygarlıkların kalıntıları, eski uygarlıklar ve antik kültürler, Anadolu’da Yunanistan’daki spor oyunlarından çok öncelere dayanan bir spor kültürü olduğunu göstermektedir. Aşağıda isimleri verilen antik kentlerde stadlar ve palestralar(spor salonları denilebilecek alanlar)  bulunmaktadır: 1. Afroddisias Antik kenti: Aydın ili yöresinde,
2. Side, Perge Antik kentleri Xantos: Antalya İlimizin yöresinde,
3. Hierapolis, Laudisies, Nissa Antik kentleri: Denizli İlimizin yöresinde,
4. Pergamon Antik kenti: Bergama yöresinde,
5. Efes Antik kenti: İzmir İli Selçuk yöresinde, Ülkemizin bu yörelerindeki, bu isimli antik kentlerde palestralar, elipsoid stadlar bulunmaktadır. Bugün Antalya ilimizin sınırları içinde Adrasan burnunda Asya kökenli Likya Uygarlıgı(M. Ö. 15. yy) kalıntıları arasında antik palestralar, stadyumlar ve anfitiyartrolar bulunmaktadır. Buradaki antik kentin adı Olimpos’tur. Bu antik kentin 7 kilometre uzağında ve deniz seviyesinden 2150 metre yüksekliğinde mitolojide Kimera diye anılan, gerçekten jeotermal kökenli bir alev bulunmaktadır. Mitolojideki Belerefon veya Kimera efsaneleri, olimpiyat fikrinin doğuşunun bu bölgelerden çıktıgını destekler niteliktedir. Efsanelerde her yıl Olimpos kentinin vatandaşlarından bir çift genç kız ve erkek “baç” olarak isteyen Kimera canavarını Pegasus adlı kanatlı atına atlayarak mızrağı ile canavarı yedi kat yerin dibine gömen Belerefon adlı kahramanın anısına, Olimpos kentine barış ve sükun getirdiği için heryıl Kimera alevlerinden tutuşturulan meşalelerle atletler Olimpos kentine doğru koşarlar ve bu anıyı yinelerlerdi. Özünde yadsınamayacak bir gerçek uygarlıkların birbirinden etkilendiğidir. Anadolu’da bilindiği gibi tarihin en eski uygarlıklarına ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Burada kurulan uygarlıklar, o uygarlıkların kültürleri kendilerinden sonra kurulan birçok uygarlıgın temelini oluşturmuştur. Bu da son derece doğal bir olaydır.

 

 
Olimpiyat Meşalesi
Olimpiyat Meşalesi Yunanistan’ın Olimpos Dağı’nda güneş ışıgından dev mercekler vasıtasıyla tutuşturulur. Meşale oyunların yapılacağı ülkeye kadar, elden ele geçtiği ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve olimpiyatın yapılacağı stadyumdaki dev meşale bu meşale ile tutuşturulmaktadır. Açılış töreninde yakılan meşale, kapanış törenine kadar sönmez. Olimpiyat meşalesi 1936 Berlin Olimpiyatı’nda modern olimpiyat tarihine girmiştir

 

 
Modern Olimpiyatlarda Yaz Oyunları
1896 yılında başlayan modern olimpiyatlarda bugüne kadar 24 yaz oyunu gerçekleştirildi. Yaz oyunları ile ilgili daha detaylı bilgiyi IOC'nin kaynaklarda bulunan  resmi internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Bu oyunlar, yapıldıgı tarihler, yapıldıgı ülkeler ve oyunları kimin açtıgı ile katılan erkek ve bayan sporcu sayıları şöyledir:

I.1896 Atina Olimpiyatı:
6-15 Nisan 1896 tarihleri arasında Yunanistan’ın başkenti Atina’da ilk modern olimpiyatlar gerçekleştirildi.Bu oyunlara 14 ülkeden, 245 sporcu katıldı.Bu olimpiyatlarda bayan sporcular yoktu ve oyunları Yunanistan Karlı I.Georges açtı.

II.1900 Paris Olimpiyatı:
20 Mayıs-28 Ekim 1900 tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan bu olimpiyata  26 ülkeden, 19’u bayan toplam 1206 sporcu katıldı.Oyunları Fransa Cumhurbaşkanı M.E.Loubet açtı.

III.1904 Saint Louis Olimpiyatı:
1 Temmuz-23 Kasım 1904 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Saint Louis kentinde yapılan üçüncü olimpiyata 13 ülkeden 6’sı bayan, 681 sporcu katıldı.Oyunların açılışını Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theador Roosevelt yaptı.

Ara Olimpiyat.1906 Atina :
Olimpiyat Oyunları’nın 10. yıldönümü anısına Yunanlılar tarafından özel olarak düzenlenen Ara Olimpiyat olarak nitelendirilen bu resmi program dışı oyunlar 22 Nisan-2 Mayıs 1906 tarihleri arasında Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapıldı.Oyunlarda 20 ülkeden, 7’si bayan, 877 sporcu mücadele etti.

IV.1908 Londra Olimpiyatı:
27 Nisan-31 Ekim 1908 tarihlerinde İngiltere’nin başkenti Londra’da  yapıldı.22 ülkeden 36’sı bayan, 1999 sporcu katıldı. Oyunlar İngiltere Kralı VII.Edward tarafından açıldı.


 

 
Modern Olimpiyatlarda Kış Oyunları
Modern Kış Olimpiyatları yaz olimpiyatlarından 28 yıl sonra Fransa’da başlatıldı. Kış Oyunları ile ilgili detaylı bilgiyi kaynaklar bölümündeki IOC'nın resmi internet sitesinden alabilirsiniz. Bugüne kadar yapılan Kış Olimpiyatları, yapıldıgı ülkeler, tarihler, katılan bayan ve erkek sporcu sayıları ile açılışlarını kimlerin yaptıgı sırasıyla şöyledir:

I.1924 Chomonix:
25 Ocak-4 Şubat 1924 tarihleri arasında Fransa’nın kış spor merkezi olan Chamonix’de yapıldı. İlk kış oyunlarında 16 ülkeden 13’ü bayan toplam 258 sporcu mücadele etti. Oyunları Fransa Beden Eğitimi Genel Sekreteri M.Guston Vidal açtı.

II.1928 Saint Moritz  Olimpiyatı:
11 Şubat-19 Şubat 1928 tarihleri arasında İsviçre’nin ünlü kayak merkezi olan Saint Moritz’de yapıldı.Bu ikinci kış oyunlarına 25 ülkeden 26’sı bayan toplam 464 sporcu katıldı. Açılış ise İsviçre Cumhurbaşkanı Edmund Schultken tarafından yapıldı.

 

 
Sporun Toplumsal Boyutu
İnsanlar yaşamlarını toplumsal ilişkiler sistemleri içerisinde sürdüren toplumsal varlıklardır. İnsanı bu açıdan ele alarak toplum içinde yer alan sosyal gurupları, sosyal sınıfları, ekonomik, siyasal, sosyal, dinsel ve hukuksal kurumları, nüfusu, örf, adet değer, norm ile inançları ve bunlar arasındaki ilişkileri; değişmeleri inceleyen bilim dalına ya sosyoloji yada toplumbilimi denir. İnsanlar toplumu ve ona ait süreçleri toplum bilimi aracılıgıyla anlayarak çözümleyebilir ve kontrol etmeye çalışır.

Toplum, belirli bir bölgede yaşayan insanlardan oluşmuş ve üyelerinin ortak bir yaşayış tarzını bölüştükleri en büyük bir insan grubudur (1, 6). İnsanın en ilkel toplumlardan en çağdaş toplumlara kadar sosyal bir varlık olarak yaşamakta olması toplum bilimin doğuşuna olanak hazırlamıştır. Bu nedenle sosyolojinin insan ilişkilerinin ortaya çıkışı ile başladıgı düşünebilir. Ancak sosyoloji terimi ilk kez Fransız Auguste Comte tarafından kullanılmıştır.

Toplum sürekli bir olgudur. Bireyler zaman içinde toplumu terk etseler bile toplum yine de belirgin özellikleriyle kendini devam ettirir ve sahip olduğu özellikleri sosyalleşme yoluyla yeni bireylere aktarır (7, 32). Bu nedenle sosyolojinin başlangıç noktası sosyal ilişki yani başkalarıyla insani ilişkiler içinde bulunan bireydir.

 

 
Neden Koşmalıyız
İnsan yaşamının ortalama yaş süresi uygarlıgın gelişimine bağlı olarak uzamaktadır. Romalılar zamanında 20-30 yaşları dolaylarında olan ortalama yaşam süresi, 1910’lu yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde erkekler için 46. 3, kadınlar için 48. 3 yıla uzamıştır. 1930’lara gelindiğinde bu erkekler için 58. 1, kadınlar için de 61. 6 olduğu görülmektedir.

Ülkemizde ise 1970’li yılların ortalarında erkek de ortalama yaş süresi 61. 59 iken, kadında da 68. 07 ‘ydi. 1985 yılında ise ülkemizdeki rakamların erkeklerde 65. 1, kadınlar da ise 71. 5 olarak görüyoruz.


 

 
TÜRKİYE’ DE YAŞAM BOYU SPOR
Türkiye’de yaşam boyu spor olgusunu gerek tanıtmada, gerek başlangıcında, gerekse yerleştirmede hep aynı isim karşımıza çıkıyor. Bu noktada bir bilim adamımızın büyük payı var. Bu kişi Dr. Necmettin Erkan’ dır. Bu bilim adamımız ülkemizde, jogging olayını ve yaşam boyu sporu yaymak, halkımıza benimsetmek için büyük bir gayret sarfetti. Lisanüstü eğitimini Amerika’da tamamlayan Dr. Erkan 60’lı yılların sonunda ve 70’li yılların başında o zaman bölgesel yayın yapan Ankara televizyonu için bir dizi program yaptı. Daha sonra 1975-1982 yılları arasında TRT’de 100 kadar Yaşam Boyu Spor programı yaptı.

 

 
DÜNYADA YAŞAM BOYU SPOR
Yaşam boyu spor olgusunun doğuşunun ardından yurt dışına gözlerimizi çevirdiğimizde, bu konu ile ilgili çeşitli etkinliklerle karşılaşıyoruz. Büyük katılımlı koşular, dileyen herkesin katılabileceği maratonlar düzenleniyor. Her yaş grubunda kızlı, erkekli sporcu ve sporcu olmayan kişileri görüyoruz. . Sabahları sokaklara göz attıgımızda şortlu, eşofmanlı koşan insanlar göze çarpıyor.

Özellikle 1980’li yıllarda bu konuda tüm dünyada büyük bir hareketlilik göze çarpıyor. O dönemler Sydney’ de 16 bin kişinin koştuğunu gazetelerden öğreniyoruz. Aralarında infarktüs geçirmiş on kişinin de bulunduğu, 20 Bin kişi Boston maratonunda koşuyor. Eski gazeteleri karıştırdıgımızda zamanın ABD devlet başkanı J. Carter’ ın ve bugüne baktıgımızda ABD Başkanı Bush’un düzenli olarak “jogging” ve spor yaptıgını okuyoruz. Yine o tarihlerde zamanın  B. Almanya Devlet Başkanı Caerstens, bir süre bazı yurt içi gezilerini “yürüyerek” yaptıgını görüyoruz.

Bu konuda yazılmış yayınlara bir göz attıgımızda şu tablo ile karşılaşıyoruz.

 

 
ŞİŞMANLIK
Hareketsizlik ayrıca insanın baş düşmanı olan “şişmanlıgı” da birlikte getirmektedir. Alınan besinlerden sağlanan enerji, harcanmadıgı zaman, deri altında yağ birikimi başlar. Şişmanlıgın beş temel nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler şunlardır:
1)Aşırı beslenme
2)Hareketsiz yaşantı
3)Hormonal dengesizlik
4)Metabolik bozukluk
5)Psikolojik faktörler

 

<< Geri  [1] 2  İleri >>

 
 

ip adresiniz  

      

Sitemizde 37 kategoride 1124 yazı 77380 defa okunmuştur.   Seda AKARSU 2007

Yazılan yazılardan yazan kişi sorumludur. issizliksigortasi.org yönetimi hiç bir konu ve mesajlardan sorumlu değildir.